Bizi takip edin
Bizi takip edin
Güncel

Sol Parti'den "özel sağlık sektörü raporu"



16.9.2020 16:33:31
Sol Parti'nin hazırladığı özel hastaneler raporuna göre; özel sağlık sektörü salgından dolayı oluşan krizi fırsata çevirerek halkın çaresizliğinden faydalandı.

Sol Parti, salgın sürecinde özel sağlık sektörünün faaliyetleri ile ilgili bir rapor hazırladı. Rapora göre salgınla mücadelede tüm yükün kamu hastanelerinde kaldığının altı çizildi.

Hazırladığı rapor doğrultusunda Sol Parti çağrıda bulundu:

 "Türkiye sağlık gücü tek elden planlanmalıdır. Ülkemizin gerçekleriyle hiçbir şekilde bağdaşmadığı halde Dünya Bankası, IMF tarafından dayatılan ve tamamen ideolojik, politik güdülerle uygulanan özelleştirmeci 'Sağlık Reformu' politikalardan vazgeçilerek kamucu sağlık politikalarına dönülmelidir."

Özel hastaneler raporunda, Covid-19 salgını sırasında sağlıkta özel sermayeyi destekleyen ‘Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın sonuçlarının görüldüğüne dikkat çekilirken “Pandemi ile mücadele asıl olarak kamu sağlık kurumları ile yürütülmüş olup, pandemide özel hastaneler havlu atmıştır” tespitine yer verildi.

Sol Parti, çözüm önerilerini şöyle sıraladı:

  • Halk özel hastanelere gitmeye mecbur bırakılmamalı, Şehir hastaneleri gibi devasa hastaneler salgınla mücadeleye ayrılırken, kentin içindeki kamu hastaneleri salgın dışı sağlık hizmetlerinin devamı için organize edilmelidir.
  • Özel hastanelerde ‘bıçak parası’ olarak tanımlanan ölçüsüz ilave ücrete, para ile test yapılmasına derhal son verilmeli, SGK tarafından özele kaynak aktarımı durdurulmalı, Türkiye sağlık gücü tek elden planlanmalıdır.
  • VİP hasta uygulaması sonlandırılmalı halka eşit, parasız sağlık hizmeti sunulmalıdır.
  • Ülkemizin gerçekleriyle hiçbir şekilde bağdaşmadığı halde Dünya Bankası, IMF tarafından dayatılan ve tamamen ideolojik, politik güdülerle uygulanan özelleştirmeci 'Sağlık Reformu' politikalardan vazgeçilerek kamucu sağlık politikalarına dönülmelidir.

“Yoksul halk teste, ilaca, tedaviye ulaşamamakta”

Pandemiyle birlikte sağlık hakkına erişimde eşitsizliğin arttığına dikkat çekilen raporda, “Sağlık sistemi iktidarın yanlış politikaları nedeniyle derin krize sürüklenmektedir. Yoksul halk kesimleri teste, ilaca, tedaviye ulaşamamakta, hastanelere kabul edilmeyen insanlar evlerinde ölmekte, fedakarlığı ile sağlık sistemini ayakta tutan sağlık emekçileri yaşamını kaybetmektedir” ifadelerine yer verildi.

Sağlık Bakanlığı tarafından salgınla ilgili açıklanan sayıların sahadaki gerçeklerle uyuşmadığının altı çizilen raporda, “2003 yılında ‘sağlıkta dönüşüm’ sürecinin tanıtımında AKP’nin Sağlık Bakanı; kürek çeken değil, dümen tutan Bakanlığa dönüşeceğiz diyerek özelleştirmeyi savunmuştu. Ancak bugün gelinen noktada dümeni dahi tutamayan Bakanlık, gemiyi alabora etmeye götürmekte; halkı, sağlık çalışanlarını ölüme sürüklemektedir. Ülkemiz için felaketin habercisi olan bu tablonun değiştirilmesi, sağlık sisteminin acilen kamusal bir anlayışa dönüştürülmesiyle mümkündür” görüşlerine yer verildi.

“Türkiye’nin multi milyonerlerini yaratmış”

Rapora göre, 2009’dan beri yüzde 13 büyümekte olan sağlık harcamalarında özel finansmanın payı yüzde 19 arttı. Toplam sağlık hizmet sunucuları içinde özel sektör payı yüzde 25 oldu.  Özel hizmet sunucuları, 2018 verilerine göre, 577 hastanede 50 bin yatakla hizmet sunuyor. Bu sayı oran olarak, tüm hastanelerin yüzde 38’ine, tüm yatakların yüzde 22’sine karşılık geliyor. Özel sektör toplam yoğun bakım yataklarının da yüzde 42’sine sahip.

Özel hastanelerde doktor muayenesi, yatarak tedavi gören hasta sayısı ve ameliyat sayısının her yıl sektör ortalamasının üzerinde artış gösterdiğine dikkat çekilen raporda, özel sağlık kuruluşları sahipliğinin siyasi boyutuna da dikkat çekildi: “Bu alan Türkiye’nin multi milyonerlerini yaratmış, tarikatlar ve cemaatler açısından da sermaye birikimini hızla arttırmak ve siyasi güç devşirmek için sonuna kadar kullanılmıştır. Öyle ki şu andaki başta olmak üzere sağlık bakanlarının bir kısmı özel hastane patronudur ve özel sağlık sektörüne kamu kaynaklarını aktaran ve böylece sağlığın özelleşmesinin önünü açan bir dizi yasal düzenleme AKP iktidarı döneminde gerçekleşmiştir.”

“SGK’ dan alınan tedavi bedeli yasal sınırın çok üzerinde”

Pandemi ile mücadelenin kamu sağlık kurumları ile yürütüldüğü vurgulanan rapora göre, 9 Nisan’da yayımlanan SGK tebliğine aykırı olarak, özel hastanelerde tamamen ücretsiz olması gereken Covid-19 hastalardan ücret talep edildi. "Hastane patronlarının pandemiyi fırsata çevirerek halkın çaresizliğinden faydalandığı" değerlendirmesi yapan Sol Parti raporunda şu örnekler verildi:

“Özel sağlık kuruluşları, test yapmaya getirilen kısıtlamalardan dolayı artan test talebini fahiş bedellerle karşılamakta ve bir kazanç kalemi olarak görmektedirler. Özel hastane yoğun bakım yatakları ise tıbbi gereklilik olmayan yatışlarla dolu gösterilerek 112 komuta sisteminden kaçılmaktadır. Böylece covid hastası yatırmayan özel hastaneler ‘temiz hastane’ propagandası ile hastane ihtiyacı olan diğer hastaları kendine çekmektedir. Kamu hastanelerinin tamamının pandemi hastanesine dönüştürülmesi ve pandemi dışı hastalara, ameliyatlara kapanması ile kronik hastalıklar, cerrahi ve girişimsel işlem gereken rahatsızlıklar için sağlık hizmeti almak zorunda kalan yurttaşlar özel hastanelere mecbur bırakılmıştır. Denetim olmadığından SGK’ dan aldığı tedavi bedeli yanında ayrıca yasal sınırın çok üzerinde hastadan ilave ücret alan özel hastaneler halkın çaresizliğinden salgın fırsatçılığı devşirmektedirler.”

“Yoksullar sağlıksız koşullara mahkum edilmektedir”

Salgın döneminde sağlık hizmeti ihtiyacını gidermek isteyen vatandaşların özel sağlık kuruluşlarına muhtaç bırakıldığı belirlenen rapora göre, “Toplumun cepten sağlık harcaması kat be kat artmaktadır. Ertelenemez olan sağlık ihtiyacını gideremeyen yoksullar ise sağlıksız koşullara mahkum edilmektedir. Ağustos ayı enflasyon verilerine göre ana harcama gruplarında hane halkları harcama gruplarında yıllık değişimin en hızlı olduğu kalem yüzde 14.68 ile sağlık olmuştur. Kamu hastanelerinin tamamının pandemi hastanesi olması ve riskli gruplara yönelik sağlığa erişim için planlama yapılmamıştır” ifadeleri yer aldı.

Ayrıca sağlık harcamalarının; yaşlı hastalar, gebeler, hematoloji-onkoloji hastaları, kalp, şeker, böbrek, KOAH gibi kronik hastalığı olanlar, acil ameliyat gerekenlerin özel hastanelere yönelmesi ve özel hastanelerin hastalardan yasal sınır olan yüzde 200’ü aşan ilave ücretler alması sonucunda arttığı belirlendi.



İLGİLİ HABERLER