Bizi takip edin
Bizi takip edin

Yeni Şafak'ta Kaftancıoğlu istifası

11.9.2019 17:24:14
<p>Yaklaşık 10 yıldır Yeni Şafak gazetesinde k&ouml;şe yazarlığı g&ouml;revini &uuml;stlenen &Ouml;zlem Albayrak, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkında kaleme aldığı yazısının yayımlanmaması &uuml;zerine istifa ettiğini a&ccedil;ıkladı.&nbsp;</p> <p>Albayrak, kişisel Twitter hesabında yaptığı paylaşımda&nbsp;&ldquo;D&uuml;n gazeteye g&ouml;nderdiğim ekteki yazı yayınlanmadı. Bu, gazetenin yayın politikası ve benim g&ouml;r&uuml;şlerimin &ccedil;elişmesiyle başlayan sorunların son halkasıydı. Bu şartlarda devam etme imkanı kalmadığından yazılarıma son veriyor, Yeni Şafak&rsquo;la yolumu ayırıyorum. Duyurulur" ifadesini kullandı.</p> <p>Albayrak, yayımlanmayan "Canan Kaftancıoğlu kararı" başlıklı yazısını ise sosyal medya hesabından paylaştı.</p> <p>Albayrak&rsquo;ın, Kaftancıoğlu'nun sosyal medyada ge&ccedil;miş yıllarda yaptığı paylaşımlardan dolayı 9 yıl 8 ay 20 g&uuml;n hapis cezasına &ccedil;arptırılmasını eleştirdiği yazı ş&ouml;yle:</p> <p>"Sosyal medya &uuml;zerinden yaptığı paylaşımlar nedeniyle yargılanan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu&rsquo;na 9 yıl 8 ay 20 g&uuml;n hapis cezası verildi. Kaftancıoğlu bu ceza nedeniyle tutuklanmayacak, karar istinaf mahkemesine gidecek.</p> <p><strong>'2012'DE ATILMIŞ BİR TWEETİN NEDEN BUG&Uuml;N DAVA KONUSU EDİLDİĞİNİ A&Ccedil;IKLAYABİLECEK BİR HUKUK İLKESİ VAR MI, BİLMİYORUM'</strong></p> <p>Yine de s&ouml;zkonusu karar, kamuoyunda b&uuml;y&uuml;k bir tartışma başlattı. Zira, Kaftancıoğlu&rsquo;nun ceza almasına neden olan tweetlerin ikisi 2016 yılında atılmış, biri 2014&rsquo;te, diğeri ise 2012 yılında. &Uuml;st&uuml;nden 7, 5 ve 3 yıl ge&ccedil;miş sosyal medya paylaşımlarının, tam da İstanbul&rsquo;un CHP&rsquo;ye ge&ccedil;mesinin hemen ardından yargı konusu haline gelmesi ise doğal olarak akla başka sorular getirdi. Mesela, &lsquo;H&uuml;k&uuml;met, İstanbul&rsquo;u 25 yıl sonra kaybetmenin hıncını b&ouml;yle mi alıyor?&rsquo; Sahiden de, 2012&rsquo;de atılmış bir tweetin neden bug&uuml;n dava konusu edildiğini a&ccedil;ıklayabilecek bir hukuk ilkesi var mı, bilmiyorum.</p> <p>Manzara ise şu: Kaftancıoğlu hakkında verilen h&uuml;k&uuml;m, h&uuml;k&uuml;metin r&ouml;vanşist ve intikamcı bir tavırla hareket ettiği g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml; oluşturdu, İstanbul konusunda hazımsızlık yaşandığı d&uuml;ş&uuml;ncesine yol a&ccedil;tı ve yargının siyasallaşması konusu yeniden tartışmaya a&ccedil;ıldı.&nbsp;</p> <p><strong>'O D&Ouml;NEMİN OLAĞAN&Uuml;ST&Uuml; KONJONKT&Uuml;R&Uuml; UYARINCA, BU Y&Ouml;NDE YAPILMIŞ Y&Uuml;ZLERCE PAYLAŞIMLA KARŞILAŞMAK M&Uuml;MK&Uuml;N'</strong></p> <p>Onu bırakın, sosyal medya paylaşımlarının yargının konusu olma durumu &ccedil;ok su kaldırır bir mevzu, &uuml;lkemizde &ccedil;ok da tartışılıyor zaten bilindiği gibi. Zira, her şey &ccedil;ok konjonkt&uuml;rel. S&ouml;zgelimi Canan Kaftancıoğlu&rsquo;nun 2016&rsquo;da yaptığı &lsquo;Kim şehit olmak istiyorsa gitsin olsun. Aptalca politikalar y&uuml;z&uuml;nden &ouml;len masum insanlara şehit diyerek &ouml;l&uuml;m&uuml; kutsamaktan vazge&ccedil;in artık&rsquo; şeklindeki paylaşım; &lsquo;Analar Ağlamasın&rsquo; s&ouml;z&uuml;yle sloganlaştırılan, şehit olmanın değil barışarak hayat bulmanın kutsandığı Barış S&uuml;reci (2009-2013) d&ouml;neminde atılmış olsa, dava konusu olmayacaktı muhtemelen. Nitekim geriye doğru bakıldığında, o d&ouml;nemin olağan&uuml;st&uuml; konjonkt&uuml;r&uuml; uyarınca, bu y&ouml;nde yapılmış y&uuml;zlerce paylaşımla karşılaşmak m&uuml;mk&uuml;n.</p> <p><strong>'SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARININ SE&Ccedil;İLİMİYLE İLGİLİ NE BİR KRİTER VER ORTADA, NE KURAL, NE DE İLKE'</strong></p> <p>İkincisi, dava konusu olacak sosyal medya paylaşımlarının se&ccedil;ilimiyle ilgili ne bir kriter var ortada, ne kural, ne de ilke. &Ccedil;ok benzer ifadeler kullanan iki kişiden birinin yargılanıp yıllarca hapis cezası alırken, diğerinin almaması gibi &ouml;rneklerle &ccedil;ok karşılaştık bu &uuml;lkede. Mesela Canan Kaftancıoğlu&rsquo;nun Berkin Elvan&rsquo;ın &ouml;l&uuml;m&uuml; &uuml;zerine attığı &lsquo;Devlet seri katildir&rsquo; tweeti buna bir &ouml;rnek. İlgili kurumlar, Gezi S&uuml;reci&rsquo;nde ve sonrasında Berkin Elvan&rsquo;ın &ouml;l&uuml;m&uuml; &uuml;zerine yapılan devlet ve polis karşıtı paylaşımların tamamını yargı konusu hale getirecek olsaydı, T&uuml;rkiye&rsquo;deki sosyal medya kullanıcılarının &ccedil;oğunun şu an &ccedil;oktan hapse tıkılmış olması gerekirdi. Oysa, i&ccedil;erikler şiddete teşvik etmedik&ccedil;e ve ter&ouml;r propagandası yapmadık&ccedil;a, sosyal medya paylaşımları temel hak ve &ouml;zg&uuml;rl&uuml;kler kapsamında değerlendirilir. Adı, ifade &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;d&uuml;r, eleştiri hakkıdır. Bu, demokratik bir devlet d&uuml;zeninin olmazsa olmazıdır.</p> <p>Yıllar &ouml;nce baş&ouml;rt&uuml;s&uuml; m&uuml;cadelesine katılmış, bu uğurda polisle devletle karşı karşıya gelmiş herkes, o d&ouml;nem devlete y&ouml;nelik ortak hissiyatı hatırlar. &Ccedil;oğu baş&ouml;rt&uuml;l&uuml; &ouml;ğrenci, oturma eylemlerine m&uuml;dahale eden polise karşı direnirken, devlete y&ouml;nelik pek de iyi hisler beslemezdi, hatta zamanla &lsquo;yasak&ccedil;ı kafa&rsquo; sloganında somutlaşan ortak bir devlet eleştirisi hissiyatı oluştu diyebilirim; &ouml;yle ki baş&ouml;rt&uuml;l&uuml; &ouml;ğrenci evlerinde ve yurtlarında bu t&uuml;r konuşmalara şahit olmak vakayı adiyedendi.</p> <p><strong>'BUNCA YILDIR Hİ&Ccedil; YOL KAT EDEMEDİK Mİ?'</strong></p> <p>Muhafazakar sosyoloji, baş&ouml;rt&uuml;l&uuml; kadınlara haksızca a&ccedil;ılan davalar sonucu verilen cezalar, o d&ouml;nem belediye başkanı olan Cumhurbaşkanı Erdoğan&rsquo;ın okuduğu bir şiir gerek&ccedil;e g&ouml;sterilerek hapis yatması ve benzeri &ouml;rnekler nedeniyle hem tarafsız, bağımsız, ideolojilerden arınmış yargı; hem de insan hakları ve ifade &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; konusunda hassastı. Hukukun ve devlet organlarının, hatta medya başta olmak &uuml;zere sivil toplumun sacayaklarının, iktidarın toplumun bir kesimine karşı zor kullanma/baskı kurma aracı olarak işlev g&ouml;rmesine karşı yıllarca s&uuml;ren ortak bir m&uuml;cadele verildi.</p> <p>Meşruiyetini haklılığından alan bir m&uuml;cadeleydi bu. Ve o haklılık, dindar-muhafazakar sosyolojiyi AK Parti şemsiyesi altında iktidara getirdi, yıllarca da iktidarda tuttu. Gelinen noktaya baktığında insan d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yor, bunca yıldır hi&ccedil; yol kat edemedik mi?</p> <p><strong>'KAFTANCIOĞLU HAKKINDAKİ KARAR, TARTIŞMALI BULUNAN BİR KARARDIR'</strong></p> <p>S&ouml;z&uuml;n &ouml;z&uuml;, CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkındaki karar, hem zamanlaması itibariyle haklı olarak manidar, hem de ge&ccedil;mişte atılmış tweetleri konu alması nedeniyle tartışmalı bulunan bir karardır. Kamuoyu vicdanının karardan tatmin olmaması, kamusal alanda ciddi bir tartışmanın başlaması da cabası. Doğrusu, Kaftancıoğlu&rsquo;nun paylaşımlarına katılmayan, o paylaşımları yanlış bulan ve kınayanların bile karara itiraz etmesi gerektiğine inanıyorum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; şiddeti &ouml;ven ya da ter&ouml;r&uuml; destekleyen su&ccedil; başka, eleştiri başkadır. Mahkemelerin g&ouml;revi de, kınanası s&ouml;zler s&ouml;yleyen vatandaşları terbiye etmek değil, su&ccedil; işleyeni cezalandırmaktır, nokta."</p>