Bizi takip edin
Bizi takip edin

Yargıtay: Genel cerrah estetik yapamaz

19.2.2019 13:07:33
<p>İzmir'in Konak il&ccedil;esinde yaşayan 29 yaşındaki S.B, 2011'in mayıs ayında &ouml;zel bir hastanede burun estetiği operasyonu ge&ccedil;irdi. Genel cerrah A.Ş.A. tarafından yapılan ameliyatın ardından taburcu edilen S.B, burnunda yanık izi ve şişlik nedeniyle aynı hekime başvurdu.</p> <p>İddiaya g&ouml;re doktor A.Ş.A, hastasına "Bu durumun normal olduğunu ve d&uuml;zeltilebileceğini" s&ouml;yleyerek, mağduru bu kez başka bir &ouml;zel hastanede ameliyat etti.Tedavi s&uuml;recinde burnunun d&uuml;zelmediğini fark eden S.B, A.Ş.A. tarafından tekrar muayene edildikten sonra evine g&ouml;nderildi.</p> <p>Ağrılarının dinmemesi &uuml;zerine, 31 Temmuz 2012'de aynı doktor tarafından &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; kez ameliyat edilen S.B, iyileşmeyi beklerken operasyon sonrası g&ouml;z kapakları d&uuml;ş&uuml;nce hukuki m&uuml;cadele başlatma kararı aldı.</p> <p><strong>DAVA REDDEDİLDİ</strong></p> <p>Avukatı Suat &Ccedil;etinkaya aracılığıyla 2 &ouml;zel hastane ve doktor A.Ş.A'dan şikayet&ccedil;i olan S.B, 55 bin liralık tazminat davası a&ccedil;tı. Yargılama sonunda İzmir 3. Asli Hukuk Mahkemesi, yapılan ameliyatları "komplikasyon" olarak değerlendirerek, S.B'nin davasını reddetti. Avukat Suat &Ccedil;etinkaya ise kararı temyiz ederek Yargıtaya başvurdu.</p> <p><strong>İKİ RAPOR ARASINDA &Ccedil;ELİŞKİ</strong></p> <p>&Ccedil;etinkaya, temyiz dilek&ccedil;esinde, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinin olayı "komplikasyon" olarak değerlendirdiğini, oysa Ege &Uuml;niversitesi Tıp Fak&uuml;ltesi Plastik Rekonstr&uuml;ktif ve Estetik Cerrahi uzmanlarınca hazırlanan bilirkişi raporundaki "Plastik cerrah olmadığı halde estetik ama&ccedil;lı rinoplasti (Burun estetiği) yapan hekimin bu uygulanmasının sorgulanması gerektiği" y&ouml;n&uuml;ndeki tespitin yerel mahkemece g&ouml;rmezlikten gelindiğini savundu.</p> <p>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi ve Ege &Uuml;niversitesinin hazırladığı raporlardaki &ccedil;elişkilerin giderilmemesini gerek&ccedil;e g&ouml;stererek, yerel mahkemenin kararını bozdu.</p> <p><strong>KAPSAMLI RAPOR TALEBİ</strong></p> <p>Daire, dosyanın Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna g&ouml;nderilerek daha kapsamlı bir rapor hazırlanmasını talep etti. Yeniden yargılama yapan İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, Yargıtayın talebi &uuml;zerine Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan g&ouml;r&uuml;ş aldı. Ameliyat sonrasında ortaya &ccedil;ıkan olumsuzlukların "komplikasyon" olarak değerlendirilebileceğine dikkat &ccedil;eken kurul, "Ameliyatın burun estetiği ameliyatı olduğu, ameliyatı yapan hekimin genel cerrahi uzmanı olduğu, ameliyatın genel cerrahi uzmanı alanına girmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde ameliyatı yapan genel cerrahi uzmanının eyleminin, tıp kurallarına uygun olmadığı, hekimin bu y&ouml;nden tıbben kusurlu bulunduğu oy birliğiyle m&uuml;talaa olunur" g&ouml;r&uuml;ş&uuml;n&uuml; bildirdi.</p> <p>Mahkeme, S.B'ye 30 bin lira tazminat verilmesini kararlaştırdı, ancak olayda hastaneyi sorumlu tutmadı. Avukat &Ccedil;etinkaya, doktor ile hastane arasındaki akdi anlaşmaya dayanarak, hastanenin de sorumlu olması gerektiği gerek&ccedil;esiyle kararı bir kez daha temyiz etti.</p> <p><strong>SORUMLU DOKTOR VE HASTANE</strong></p> <p>Dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, hem Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu raporunu hem de İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararını doğru bularak, hastane avukatının "Genel cerrahi uzmanlarının da estetik ameliyatı yapabileceği" y&ouml;n&uuml;ndeki savunmasını haksız buldu. Daire, kararında şu değerlendirmede bulundu:</p> <p>"Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun raporunda ameliyatın genel cerrahi alanına girmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde operasyonu yapan hekimin eyleminin tıp kurallarına uygun bulunmadığı ve tıbben kusurlu bulunduğu' bildirildiğine g&ouml;re, adı ge&ccedil;en hastane y&ouml;n&uuml;nden de davanın kabul&uuml; gerekirken, yazılı şekilde h&uuml;k&uuml;m kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması uygun bulunmuştur."</p> <p><strong>'TIP D&Uuml;NYASI A&Ccedil;ISINDAN FARKLI SONU&Ccedil;LAR YARATACAK'</strong></p> <p>Yargıtayın bozma kararının ardından dosya yeniden İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde değerlendirilecek. Avukat &Ccedil;etinkaya, yaptığı a&ccedil;ıklamada, Yargıtayın bu kararıyla "hasta hukuku" davalarında yeni bir d&ouml;neme girildiğini ileri s&uuml;rd&uuml;. Burun estetiği ameliyatlarının artık genel cerrahlar tarafından yapılmasının &ouml;n&uuml;n&uuml;n kapatıldığını d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; dile getiren &Ccedil;etinkaya, şunları kaydetti:</p> <p>"Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, sadece ameliyatı yapan doktorun değil aynı zamanda hastanenin de bu kusurdan dolayı m&uuml;ştereken ve m&uuml;teselsilen sorumlu olduğuna karar verdi. Yargıtayın bu kararını emsal olarak nitelendirilebiliriz. Zira artık estetik cerrahlar dışında yapılacak ameliyatlarda, komplikasyon olsun ya da olmasın, kendi alanı dışında ameliyat yapan doktorların sorumlu olacağı a&ccedil;ıktır. Bu, tıp d&uuml;nyası a&ccedil;ısından da farklı sonu&ccedil;lar yaratacaktır diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum."</p>