Bizi takip edin
Bizi takip edin
Dünya

Dünyaya damgasını vuran "TikTok"



20.8.2020 15:47:29
Son yıllarda sosyal medyada en çok karşımıza çıkan uygulama olan TikTok, aslında izlediğimiz videolardan çok daha fazlası.

Son yıllarda sosyal medyada en çok karşımıza çıkan uygulama olan TikTok, aslında izlediğimiz videolardan çok daha fazlası. Dünya çapında milyarlarca kullanıcının her gün çeşitli içerikler yüklediği bu platform, aynı zamanda ABD'nin Çin'e yönelik başlattığı ekonomik savaşında önde gelen başlıklarından.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump'ın, ülkesindeki operasyonları herhangi bir ABD şirketine satılmadığı takdirde TikTok'u yasaklayacağını açıklaması, ABD ile Çin arasında yaşanan gerilimde yeni bir başlık daha açtı.

Trump'ın 15 Eylül'e kadar süre verdiği bu satın alma çıkışının, bir video paylaşım platformu olan TikTok'u da aşan bir önemde olduğu, konunun çağımızın birincil siyasi krizi olan Çin-ABD rekabetinin önemli bir ayağını oluşturduğu ise tartışmaya kapalı bir olgu.

Peki, nedir TikTok'u ABD cephesinde bu kadar önemli ve "tehlikeli" kılan? İddia edildiği gibi veri depolama konusunda ihlaller var mı? TikTok, ABD için bir "ulusal güvenlik sorunu" mu?

Yalnızca Çin ile ABD değil, kullanıma açıldığı günden itibaren dünyanın da gündeminde bulunan bu uygulama, sıkça haberlere konu olsa da, TikTok'la ilgili çok sayıda yanlış bilinen doğrular da mevcut.

Bu sebeple, yukarıdaki sorulardan da öncelikli olarak, TikTok'un tam olarak ne olduğunun iyi bilinmesi gerekiyor. Bu sebeple, konuyla ilgili sorulması gereken ilk soru belli:

NEDİR BU TIKTOK?

İlk bakışta alışıldık bir sosyal medya paylaşım uygulaması gibi görünen TikTok, ABD tarafından hedef alınmasıyla gündeme gelse de aslında 3-4 yılı devirmiş bir uygulama.

Kullanıcıların 15 saniye ila 1 dakika zaman aralığında videolar paylaştığı ve bu içerikleri çeşitli efektler, müzik veya yazılarla süsleyebilidiği bu uygulama, sosyal medyanın kullanımının hızla artması ve içeriklere olan talebin yükselmesiyle muadillerine göre daha kısa bir video süresi içerse de, bu özelliğiyle sosyal medya platformları arasında en hızlı yükselen uygulama unvanına sahip.

Çince ismi Douyin (抖音) olan uygulama, Eylül 2016'ta ByteDance şirketi tarafından piyasaya sürüldü. Kuruluşundan itibaren öncelikle Asya ve Endonezya başta olmak üzere Güneydoğu Asya bölgesinde yaygın bir şekilde kullanılan uygulamanın gerçek anlamda patlama yaşaması ise gözünü ABD pazarına dikmesinin ardından gerçekleşti.

TikTok'un sahibi ByteDance, 1 milyar dolar harcayarak Shanghai merkezli olan ve ABD'li gençlere hitap eden sosyal medya platformu musical.ly'i satın aldı ve bu iki şirketin verileri 2018 Ağustsos'unda birleştirilerek tek bir uygulama haline getirildi.

KISA SÜREDE İLK 10'A YERLEŞTİ

Küresel çapta görülmedik bir hızla yükselen TikTok, We are Social 2020 raporuna göre aylık 200 milyon aktif kullanıcı sayısıyla 2020 verilerine göre dünya sıralamasında 6. Sırada yer alıyor. İlk 5 ise sırasıyla Whatsapp, Facebook, Messenger, WeChat ve Instagram bulunuyor. Yine Çin uygulaması olan WeChat haricinde, listede üst sıralarda yer alan uygulamaların ise genellikle telefonlara yüklü bir şekilde teslim edildiği de düşünüldüğünde, Çin'in sosyal medya alanındaki başarısının boyutu bir kez daha gözler önüne seriliyor.

TikTok ayrıca, bugüne kadar dünya çapında 2 milyar indirmeye ulaştı ve ByteDance de 78 milyar dolarlık değeriyle dünyanın en değerli girişimi unvanını kazandı.

Uygulamanın en büyük payı hala Çin'de olsa da, 'akıllı telefon sahibi her 3 kişiden birinin' uygulamayı yüklediği Hindistan ikinci sırada yer alıyor.

Uygulamanın ABD verileri ise, şirketin neden ABD tarafından hedef alındığını net bir şekilde ortaya koyuyor. TikTok'un ABD'de 30 milyon aktif kullanıcısı bulunuyor. Bu rakam, TikTok'un toplam kullanıcı verilerinin yüzde 5'ine tekabül etse de, oldukça önemli bir seviyeyi işaret ediyor.

Sensor Tower'ın Şubat 2020 verilerine dayanarak hazırladığı bu grafik, aslında bütün meseleyi gözler önüne seriyor:

TikTok, ABD'de oyun dışında indirilen uygulamalar arasında birinci, bir yılda yüzde 375 oranında büyüme gösterdi.

 

TÜRKİYE İLK 3'TE

Türkiye ise, 29 milyon kullanıcısıyla dünya sıralamasında 3. Sıraya yükselmiş durumda. Uygulamayı Çin dışında en çok indiren ülkeler ise sırasıyla şu şekilde:

119 milyon 300 bin kullanıcıyla ile Hindistan,

39 milyon 600 bin kullanıcıyla ile ABD,

28 milyon 400 bin kullanıcıyla Türkiye

24 milyon 300 bin kullanıcıyla Rusya,

19 milyon 700 bin kullanıcıyla Meksika,

18 milyon 400 bin kullanıcıyla Brezilya,

11 milyon 800 bin kullanıcıyla Pakistan,

9 milyon 700 bin kullanıcıyla Suudi Arabistan,

9 milyon 100 bin kullanıcıyla Fransa,

8 milyon 800 bin kullanıcıyla Almanya.

TikTok'la ilgili yukarıdaki veri ve istatistikler göz önüne alındığında, ABD'nin –batı medyasının veri toplama politikalarına ilişkin manipülasyonlarının aksine- TikTok'u hedef almasının sosyal medya ve internet alanında tekel konumunu kaybetmeme çabasından ibaret olduğunu görüyoruz.

Dünyayı saran ve Edward Snowden başta olmak üzere çok sayıda gazeteci tarafından ifşa edilen Google ve bünyesindeki hizmetler dünyayı gözetlemeye devam ederken, mevcut tekel dışındaki bir sosyal medya uygulamasının bu denli yayılması ABD cephesi açısından oldukça 'rahatsız edici'.

Üstelik, bu uygulamanın Çin menşeli olduğu düşünüldüğünde, ABD'nin teknoloji alanında başlattığı ve Huawei yaptırımlarıyla taçlanan Ticaret Savaşı'na 'tuz biber eken' bir nitelikte.

ABD'DE TRUMP KARŞITLIĞININ SESİ OLDU

Öte yandan, ABD gençliği içerisinde de yaygın kullanılan TikTok, Trump yönetiminin agresif tavrı ve ABD başkanlık seçimlerinin sıcak atmosferiyle de birleştiğinde, gençliğin en çok öne çıkan 'isyan alanlarından' biri haline geldi.

Hindistan ve Türkiye gibi ülkelerde 'apolitik' sayılabilecek yönleriyle öne çıkan uygulama, özellikle Bernie Sanders'ın seçim kampanyasında doğal bir sürecin sonucu olarak ABD gençliğinin ana propaganda alanlarından biri haline geldi.

TikTok'un ABD'de git gide politik bir içeriğe bürünmesi, ABD basınının da önemli gündem maddelerinden biriydi.





ENDİŞEYLE KARŞILANDI

TikTok'un ABD'de bu denli yükselmesi, "Çinli bir firmanın ABD pazarına girmesi" olarak nitelendirildi ve ABD basını dahil olmak üzere çeşitli 'endişelere' yol açtı.

New York Times, 2018 yılındaki bir haberinde TikTok konusundaki endişeleri ele alarak "İnsanların kendilerini ifade edebilmelerini demokratikleştiren bir uygulama, nasıl oluyor da anti-demokratik Çin'den çıkabiliyor?" sorusunu soruyordu.

Çin Komünist Partisi'ne (ÇKP) yakınlığıyla bilinen Global Times ise, NYT'nin bu çıkışını 'Dünyanın en büyük 10 internet şirketinin dördünün Çin'den çıktığını' hatırlatarak yanıtlıyor ve ABD'nin internet alanındaki tekel konumunun eskisi gibi kalmayacağı mesajını vermişti.

ABD'NİN KOMPLO TEORİLERİ

2019 yılında ise, ABD Kongresi'nin Cumhuriyetçi ve Demokrat üyeleri, TikTok'un 'istihbarat birimleri tarafından incelemeye alınması gerektiğini' söyleyecek kadar ileri gitmişlerdi. Cumhuriyetçi senatör Tom Cotton ve Demokrat Senatör Chuck Schumer, Çin'in TikTok gibi uygulamalar yoluyla 'yalan haber ve propagandalarla insanların fikirlerini değiştirebileceklerini' iddia etmişlerdi.

ABD Ulusal İstihbarat Dairesi Direktör Vekili Joseph McGuire'a senatörler tarafından yazılan mektupda da, TikTok'u geliştiren firmanın merkezi Çin'de olduğu için, bu durumun Çin Komünist Partisi'nin istihbarat faaliyetleri dahilinde kullanılabileceğini iddia etmişti ve uygulamanın ABD için bir ulusal güvenlik tehdidi olduğunu iddia etmişlerdi.

Gerçekte ise TikTok, ABD'deki kullanıcıların verilerini hiçbir zaman Çin'e götürmedi, ABD merkezli sunucularda yedekledi.

3 YILDA ÇOK SAYIDA ENGELLEME HAMLESİ

Devam eden süreçte, ABD yönetimi TikTok üzerinden Çin'e yaptırım yolları aramaya devam etti ve iki ülke arasında TikTok üzerinden yürüyen tartışma bugünlere kadar geldi ve ABD yönetimi geride bıraktığımız 3 yılda TikTok'a yönelik saldırılarını sürdürdü. Söz konusu hamlelerden öne çıkanları özetleyecek olursak;

Ülkede TikTok'a çeşitli düzeylerde "veri ihlali" davaları açıldı,

ABD Donanması, hükümet tarafından verilen cep telefonlarına TikTok yüklenmesini yasakladı, kullanıcı verilerinin izinsiz toplanması gibi çeşitli düzeyde suçlamalar yöneltildi –ancak hiçbir zaman kanıtlanamadı-,

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, "İnsanlar bu uygulamayı ancak özel bilgilerinin Çin Komünist Partisi'nin elinde olmasını istiyorlarsa yüklemeliler." açıklamasında bulundu.

Amazon, çalışanlarına gönderdiği e-posta ile TikTok'u telefonlarından kaldırmalarını istedi,

ABD Başkanı Donald Trump, TikTok'u yasaklamayı düşündüklerini açıkladı,

Microsoft, TikTok'un ABD operasyonlarını satın alma girişimlerine başladı,

Instagram, TikTok benzeri paylaşım uygulaması Reels'i devreye soktu ve bu hamle TikTok'un etkisini kırmaya yönelik bir hamle olarak değerlendirildi,

ABD Senatosu, hükümet çalışanlarına mobil cihazlarına TikTok indirmeyi yasaklayan yasa tasarısını onayladı,

Trump, ABD'li kişi veya kuruluşların TikTok ve WeChat ile herhangi bir iş yapmasını yasaklayan 2 kararnameye imza attı...

"HİÇBİR ZAMAN GİTME NİYETİNDE DEĞİLİZ'"

TikTok ve Çin yönetimi ise, ABD cephesinden yöneltilen bu eleştirilere karşı yaptıkları açıklamalarda yapıcı tutumlar almaya özen gösterdilerse de, yöneltilen suçlamalara karşı geri adım da atmadılar. TikTok tartışmalarının alevlendiği günlerde bir açıklama yapan TikTok'un ABD CEO'su Vanessa Pappas, "Her gün TikTok kullanarak günlük yaşantımıza yaratıcılık ve neşe katan milyonlarca Amerikalıya teşekkür etmek istiyorum. Sizin sayısız desteğinizi duyduk, hiçbir yere gitme niyetinde değiliz. Daha uzun zaman için buradayız." ifadelerini kullandı.

"ACI SONUÇLAR DOĞURUR"

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Wang Wenbing ise, ABD'nin yasaklama girişimlerinin "hatalı bir mantığın ürünü olduğunu" vurgulayarak, ulusal güvenlik bahanesiyle her bir Amerikan şirketine karşı benzer tedbirlerin alınabileceğini söyledi ve "Pandora'nın kutusunu açmaya değmez, aksi takdirde bu acı sonuçlar doğurur" dedi. Wang ayrıca, ABD'yi 'keyfi siyasi manipülasyonla ve baskı yapmakla' suçladı.

Sonuç olarak; kendisini düşünce ve  ifade özgürlüğü ile medya özgürlüğünün şampiyonu ilan eden, her yıl diğer ülkelere yönelik ihlal raporları hazırlayan ABD, Tik Tok'a karşı takındığı tavır ile "Özgürlükler Ülkesi ABD" algısının ne kadar sahte olduğunu bizzat kendi eliyle da göstermiş oluyor.

Tik-Tok'un yasaklaması veya şirketi satması için süre tanınması,  ABD Yönetiminin sadece bireysel ve sosyal haklar konusundaki iki yüzlülüğünü ortaya çıkarmış olmayacak. Aynı zamanda ABD'nin "Serbest Rekabet"  ve "Ekonomik Özgürlük"ten ne anladığını da somut olarak göstermiş oluyor. Komplo teorilerini öne sürerek, 100 milyarlarca dolarlık sermayesi bulunan küresel bir şirketin faaliyetlerini hukuka, adalete ve piyasa ekonomisi kurallarına  aykırı şekilde yasaklamak "ekonomik özgürlüğe ve  "mülkiyet hakkına" vurulmuş büyük bir darbe olacaktır.

Bilgi iletişim teknolojilerini üretme ve pazarlama noktasında dünya pazarında önemli bir rakibi, devlet gücünü kullanarak  yok etmeye çalışan ABD Yönetimi'nin yapay zeka çağında, zamanın ruhunun ne kadar dışında olduğunu da dramatik şekilde göstermektedir.





İLGİLİ HABERLER